Ben önemli biriyim. En azından önemli biriydim ey cemaat. Ben tahtını reddetmiş, kendisine sunulan hazineleri elinin tersiyle iten, adını değiştiren, hayatını değiştiren, beyaz bir küçük yelkenli alıp akabinde ne olduğu bilinmez diyarlara yelken açan kendini bilmezin tekiyim.
Ben evvelden çok önemli, çok kıymetli, çok değerli biriydim millet.
Benim uğruma dünyalar değiştirildi. Benim için bir hayat yıkıldı, bir yenisi yapıldı. Ben tahterevanlarla taşındım hep, parmağımı şıklatmama gerek kalmadan oluverirdi isteklerim. Hem ufak tefek istekler de değildi bunlar. O kişiye öl demem yeterdi ölmesi için. Seve seve yapardı bunu, bilirim.
Ben çok değerliydim. Öyle kıymetliydim ki çelik bir kasaya kitlendim, kasanın şifresi bilinmeyen bir dilde. O kasanın içine benim için altından bir saray kuruldu, bahçesinde mücevheratlar yetişti. Ben ağladım yağmurlar yağdı, ben güldüm güneşler açtı o kasanın içinde.
Ben öyle çok sevildim ki, kimse beni daha çok sevemesin diye bir kasaya kitlendim. Beş yıl.
O kasanın içinde havasızlıktan boğulurken ben, sarayda adıma şölenler verildi, festivaller düzenlendi. Ben kendi içimde ölürken, O benim için ölmeye yeminler etti.
Ben çok değerliydim, çok önemliydim bir zamanlar millet.
Ben birinin her şeyiydim.
- biterken "garbage - i'm only happy when it rains" çalıyordu. niyeyse...

Bu görsel Suzanne Woolcott'a aittir. Kişinin dA galerisinden tanıtım amaçlı alınmıştır.