Pazar, Mart 06, 2011

yelesine söven aslan bizden değildir... #blogumadokunma


Size saçlarımdan bahsetmek istiyorum.

"- Evet, sonunda delirdin. 'Blogspot'u nasıl olsa kapattılar, ne kadar saçmalarsam saçmalayayım kimse okuyamayacak nasıl olsa.' diyorsun, değil mi ?"

Hayır canım, alakası yok. Bence zaten saç gayet önemlidir, hakkında konuşulması ve üzerinde düşünülmesi gerekir. Herkes saçından bahsedebilir, hatta bahsetmelidir de. Saç candır.
Ama söz konusu ben olunca, saç bambaşkadır. Çünkü benim saçlarım bambaşka. Ve bu bambaşkalık maalesef iyi anlamda değil.

Türlü türlü saç vardır ya hani. Kimisinin saçı uzundur, kimisinin kısa. Bazısının düz, diğerinin kıvırcık, berikinin dalgalı falan.
Benim saçlarım bu genellemelerin hiçbirine uymaz. Aslında benim saçlarım hiçbir genellemeye uymaz. Saçlarımı niteleyen tek bir kelime vardır ; kabarık.

Düzleştiririm, kabarırlar. Açık bırakırım, daha çok kabarırlar. Çeşitli şekil vericiler kullanırım, inatla kabarırlar. Bakım ürünleri denerim, hiç umursamaz ve kabarırlar. Uzatırım, uzun uzun kabarırlar. Kısa kestiririm, mutluluktan iyice kabarırlar. Yarım toplarım, hiç affetmez, kabarırlar. Tamamını toplarım, isyan eder, kabarırlar.
Benim saçlarım anarşiktirler, hizaya gelmezler. Kabarırlar.

Hayatımın 0.27'si saçlarımı ıslah etmeye çalışmak ve başarısız olmakla geçmiştir. Ama yıldığım da görülmemiştir, eninde sonunda çözülecek bir fizik problemi gibi görürüm saçlarımı.
Onlar beni ne olarak görürler bilmiyorum tabi.

Kimileri saçlarımın çok gür olduğunu düşünür. Kimileri çok sağlıklı. Bazıları kıskanırken öbürleri kendi saçlarına bakıp şükreder. 
Komik olduklarını düşünenler de vardır mesela, seksi bulanlar da vardır.
Bense gereksiz ve vazgeçilmez bulurum kendilerini.
Bugün kendi içimde çelişmeyi yaşam biçimim olarak benimsemişsem, saçlarım yüzündendir.

Tuhaf bir ilişkimiz vardır saçlarımla. Sürekli azar yerler benden mesela, ama hiçbir taraflarına takmazlar sözlerimi. Beni ve şikayetlerimi gayet gereksiz bulurlar.
Kendi halime bırakıldığımda saatlerce saçlarımdan yakınabilirim. Ama bir yandan da taparım onlara. Değil bir tellerine, bir mikrometrelerine zarar gelmesine dayanamam.
Türlü çeşit renge bürünmüşlükleri vardır, toplamda üç defa cayır cayır yanmışlıkları vardır. Ama hala turp gibidirler maşallah. Tıra bağlasan çekerler, bana mısın demezler.
Güçlü olmayı ve yılmamayı saçlarımdan öğrendim ben. Ha bir de otoriteye karşı durmayı. Evet.

İltifat almayı pek sevmem, pek samimi bulmam açıkçası. Bana çok fazla iltifat eden olmaz da zaten - yada olur ama ben umursamadığım için unuturum genelde. 
Saçlarım dışında.
Onlarla ilgili söylenen -iyi veya kötü- hiçbir kelimeyi kolay kolay unutmam.
Saçlarıma iltifat edin ve erimemi izleyin. Yeterince iltifat edin ve beni tavlayın.
Evet, bu şekilde tavlanmışlığım var. İtiraf ediyorum.

Kabarık saçlarım ve ben bir arada yaşayamayan yapışık ikizlere güzel bir örnek teşkil ederiz.
Onlar beni ben yaparlar, ben de elimde olsa hepsini kazıtırım.

Bir de ; 
Adam ol, bloguma dokunma. Almayayım türevini.

4 yorum:

St_Jimmy dedi ki...

haha aciiip eglendim lan

dif dedi ki...

acılarımla eğlenmene seviniyorum cimi :D

Scissor Hands 81 dedi ki...

gel kazıyalım saçlarını o zaman olur mu

dif dedi ki...

denedim, onu da yaptım. yarısını kazıdım, bana mısın demediler. yapmadım değil yani :D

Related Posts with Thumbnails