Salı, Ağustos 10, 2010

bu difin işi gücü yoktur, boş gezer, boş zamanlarında kalfalık eder.



- İnsanın sıcaklardan beyni erirken düşünceleri de abuklaşabiliyor. Son günlerde pek bir deli görüyorum kendimi. Sanırım bu hava beyin kimyamı bozdu.

- Saçlarımı belime kadar uzatıp yeniden pembeye boyamaya karar verdim. Dün gece de kulak hizasında Amelie modeli kestirip elektrik mavisine boyamaya niyetlenmiştim. Bakalım yarın kendimle ilgili nasıl bir değişiklik yapmaya karar vereceğim ?

- We're building a religion here.

- En geç ağustos 22 de yolcudur bu abbas. Ben bu sene her şeye inat tatil yapacağım ! Evet.

- Betty Blue'ya yeni yaşam tarzımı şekillendirmesi için izin verdim. Bakalım bu defa naşımıza neler gelecek ?

- Naşımıza değil tabi, başımıza.

- I've got all my life to live, I've got all my love to give. I will survive !

- O bu değil de, bu sezon Survivor ne saçma bir program haline geldi ya.

- Hayatında bir bakışınla ne düşündüğünü anlayabilen birinin olması mükemmel bir şey ya hani, bende bu "biri"lerinden bir sürü var. Ya ben empatım, yada çok şanslıyım. Ben ikincisini tercih ederdim.

- Bazen sakatlandığımı düşünüyorum. Ömrümün sonuna kadar kimseyi sevemeyecek biçimde lanetlendiğimi. Sevgi, aşk sanırım buraya kadarmış, bundan bir kuple fazlası yokmuş artık. Hakkım olanı bol keseden harcayıp tüketmişim. Bundan sonrası haram artık bana.

- Adam gibi bir yazı yazmayı kaç gündür istiyorum bilemezsiniz. Gerçi ben de bilemiyorum, saymak lazım.

- Hayatımdaki tüm olumsuzlukları sıcaklara bağlamak gibi bir sistem geliştirdim. Suç benim değil ki, hava bok gibi sıcak be.

- Tekrar birinci sezondan başlayıp Friends izlemeye niyetliyim. İşte ben de bu cinstenim, döner döner izlerim. Te allahım, sırf zaman kaybıyım ha.

- Yalansa söyle.

- Sapıklar gibi saçma sapan konularda kendimce araştırmalar yapıyorum. Her gece aklıma yeni bir konu geliyor, sonra interneti deşiyorum sabaha kadar. Bu gün yarın ayaklı ansiklopedi gibi gelirsem kızgın maşayla kovalayın beni.

- O bu değil de, amma korkarım ha kızgın maşadan. Hem cayır cayır yakar etini, hem de kıstırır morartır. Çifte bela.

- I wanna love you madly ! I wanna love you now !

- Geçen gece eve dönerken üç farklı sokak partisinin içinden geçtim. İlkinde ergenler alternatif müzikler dinleyerek bira içiyorlardı - "abi yea bu parça çok sıkı dimi yeaa". İkincisinde apaçiler votka devirip kopuyolardı. Üçüncüsünde ağır abiler kim bilir ne içerken Orhan Baba dinliyorlardı. Çeşitliliğimiz zenginliğimizdir, dedim.

- Cake'nin Short Skirt/Long Jacket parçasını üzerime alınmadan edemem. I want a girl with a mind like diamond.

- Cake hayranı bir insan değil benim istediğim, hayat felsefesini Cake'in üstüne kurmuş biri. Her nerdeyse gelsin beni bulsun, söyleyeceğim iki çift lafım var.

- Babannem her koşulda ve her biçimde hayatıma neşe katıyor. Bir insanın beni bunalımdan bu kadar uzak tutabileceğini düşünmezdim. 74 yaşında antidepresan maşşallah.

- Goats ? Go to hell.

- Geç saatte iş çıkışı hiç tanımadığınız birinin size Starbucks'tan kahve ısmarlaması hayatınızın son derece renkli olabileceğine dair bir işarettir bence. Bazı insanlar işaretleri okumayı beceremiyorlar.

- Hava gereğinden fazla sıcak.

- Artık bu şuursuz yazıyı bitirme zamanı geldi bence.

- Buraya kadar sabredip okumuş olan sizleri şakaklarınızdan öpüyorum anacım. Bebeğimsiniz.

- Huni forevır.

- Fin.



Bu görsel Suzanne Woolcott'a aittir. Kişinin dA galerisinden tanıtım amaçlı alınmıştır.

2 yorum:

Marla dedi ki...

"Bazen sakatlandığımı düşünüyorum. Ömrümün sonuna kadar kimseyi sevemeyecek biçimde lanetlendiğimi. Sevgi, aşk sanırım buraya kadarmış, bundan bir kuple fazlası yokmuş artık. " banada böyle oldu sanırım aşksızlıktan ölmek üzereyim olmuyor olmayacakta valla:(((

dif dedi ki...

huff napıcaz biz böyle ? :C

Related Posts with Thumbnails